Alimlerimiz şeytanın hilelerini, eski devirlerin şartlarına göre yazılmış şeytanın hileleri kitaplarından alıntı yaparak anlatmaları şeytanı aptal, kendini yenilemeyen bir varlık olarak gösterir. Buna da şeytan çok sevinir. Şeytan ademoğlunun ezeli düşmanı olup, onu zelil, günahkâr durumlara düşürecek hileleri, tuzakları devamlı geliştirir. Kişiyi kandırmak için bazen sağdan yaklaşır, sırtını okşar. Bu asırdaki en büyük tuzakları; AB, kredi kartı, bonzai, internet, 12 yıllık temel eğitimdir.
Hiç ummadığım, ömrünü İslam’a adamış, hizmet ehli arkadaşların çocuklarının, uyuşturucu bataklığına düştüğünü görmek beni derinden üzüyor. 9 yaşındaki çocuklar uyuşturucu kullanmaya başlamış, sokak canavarı çocuklarımızı elimizden alıyor. 6 sene önce bir arkadaşımla bilicilerin kaldığı metruk binaya birkaç defa gidip binanın ortasında yanan ateşte ısınmış, onlarla çay içip sohbet ettikten sonra, izlenimlerimi vakıflara’’ Bu çocuklar parçalanmış aile çocukları, sırtlarını yaslayacakları bir yakınları yok. Vatan, millet askerlik dediğinde senden benden hassaslar. Bunlara kol kanat gerin, bunları bu bataklıktan kurtarmak için AMATEM yeterli değil. Bunların hayatta dayanağı yok. Bunlara meslek, iş, eş bulmadan bunlar bu bataklıktan kurtulamaz.’’ Diyerek anlatmıştım. İlgilenen olmadı. Bu ziyarette Allah’ın ne diye boşananlardan buğuz ettiğini yakinen anladım. Arada sahipsiz kalan çocuklar sokak canavarının kucağına düşebiliyor. Dertlerini unutmak için ucuz tiner Balilere sarılıp dünyadan kopuyorlar.
Çok samimi olduğum dindar arkadaşların çocuklarını uyuşturucu belasına kaptırması, acı çekmesi beni bu çocuklara ne yapabiliriz, arayışına itti. Bunlarla işimiz biraz kolaydı. Çünkü sahip çıkan babaları vardı. Sadece bağımlılık veren maddeyi vücuttan uzaklaştırmak gerekli idi. Arkadaşım oğlunun ateşi ile kavruluyordu. Oğlu evi de terk etmiş, izini bulamıyorduk. Ona duadan başka çaremiz yok. O şeytanın tuzağına düşmüş dua elim, “Muavezeteyn surelerini okuyalım’’ dedim. 20 gün geçmeden çocuk tedavi olmak istediğini babasına mesaj atmış. AMATEM’e gittiler. Oğlu ile ben de ilgilendim. Bir çay ocağında çay içtik. Sohbet ettik. Delikanlı sokakları bir sığınak zanneden çocuklara ve ilgisiz anne babalara balyoz gibi gelecek sözlere başladı.’’ Abi babam beni olur olmaz yere çok dövdü. Evden kaçtım, sokaklara sığındım. Çocuklar bi tane sigara arası al kafanı bul dediler, bir içtim 6 yıl geçti. Aklım başıma geldi kuran kursuna gittim, hafız olmaya karar verdim. Günde 2 sayfa ezber veriyordum. Ora dada cennetten çıkma ile karşılaştım, oradan da kaçtım. 15 yılım sokaklarda geçti. Parklarda kışın kemiklerim titriyordu. Çok sıkıntı çektim. Torbacılık teklif ettiler, bol paralı olmasına rağmen kabul etmedim. Mafyaya tetikçiliğe giden birçok arkadaşımız oldu. Sokaklar sahipsiz, soğuk’’ dedi ben kendisini ‘’ baban iyi birisi herkesin derdiyle ilgilenir, size fazla vakit ayıramaması kötülüğünden değil ‘’ deyip bizim kuşağın acı gerçeğini söyledim. Bu bağımlılıktan kurtulman için şifalı bitkilerden, hacamattan istifade etmek faydalı olacağı kanaatiyle, bağımlılık giderici etkisi bilimsel olarak ispatlanmış yulaf ununu çorba olarak, balla karıştırarak yemesini tavsiye edip, hacamatcıya yönlendirdim. Önce omuzlardan başlayarak, sırt bölgesindeki noktalara hacamat yaptır. Sonra başın üst bölümü hariç baş bölgelerine hacamat yaptır dedim. 2, günde bir devamlı telefonla sohbet ettik. Lavanta, karabaş otu, oğul otu karışımlı çayı her gün düzenli içti. Hacamat uygulaması bittikten bir hafta sonra hacamatını yapandır. (Tıp doktoru) tavsiyesi ile 3 gün ishal oldu. İshal olması için tomurcuk gül, sinameki çayını balla tatlandırarak sıcak içti. Bundan sonra beyne faydası olan kedi otu kökünü balla karıştırarak yedi. Şu anda namaza niyaza başlayan deli kanlı çalışıyor.
İslam’da kişinin kendine zarar vermesi, başkasına zarar vermesi ve zarara uğraması yoktur. Beyne zarar veren müfrit şeyler ve sarhoşluk veren müskir şeyler haramdır. Halimlik yumuşak huyluluk Peygamberlerin sünnetlerindendir. Ali İmran suresi 159. Ayette geçen ‘’Ey habibim sen sert davranan kaba birisi olsaydın etrafında kimse kalmazdı’’ Ayeti bizlere, ailede toplumda işte nasıl davranacağımızı öğretmektedir. Evinde, işyerinde terör estiren astığı astık kestiği kestiklere duyurulur.
UYUŞDURUCU MADDELERİN ZARARLARI
Şunu baştan belirtelim, bu maddelerin hepsi de zararlıdır. Hepsi beyine ve bedene zarar verir. İnsanın aklını alır. Bunu sahipsiz insanlar dertlerini unutmak için. Zenginler her haltı yedim bir de bunun tadına bakayım diyerek başlar. Bırakanlar, İçkide olduğu gibi, kavga edince depresyona girince tekrar kullanabilir.
EROİN
Haşhaşilerin de kullandığı, en eski uyuşturuculardandır. Yapısındaki alkaloidler birçok anti depresan hapın terkibinde vardır. Kırmızı reçete ile satılan bu ilaçlar da tehlikelidir. Eroinin Bilinen zararları; gözbebeği küçülmesi yapar, içildikten 8 saat sonra krize giren hastada kas ağrıları, kramplar, uykusuzluk, göz yaşarması, solunumda yavaşlama görülür. Kullanıcı komaya girip, ölebilir. Eroin kemiklere işler, kemikleri eritir. Damardan alınınca damarı tıkar, ani ölümlere sebep olabilir. Cinsel gücü zayıflatır.
ESRAR
Esrar dumanı odadan zor çıkar, kalıcı bir dumanı vardır. Esrar vücutta yağ dokusunda birikir. Kullanıcının refleksleri zayıfladığı için trafik kazalarını bir kısmı içkiden, bir kısmı esrardandır. Unutkanlık, hafıza kaybı, yapar erkeklik hormonunu öldürür. Bronşit, akciğer kanseri ve şizofreni yapar. Bazı esrarlara sinek ilacı gibi öldürücü madde kattıkları da tespit edilmiştir.
KOKAİN
Halsizlik, bitkinlik, çok uyuma mutsuzluk, hafızayı zayıflatma hayal görme, yürüme zorluğu, yapan sosyete içeceği kokaini uzun süre kullananlarda cinsiyet değişikliği temayülü başlar. Cinsel gücü zayıflatır.
EKSTAZİ
İlik hücrelerini kurutur, kemikleri eritir, cinselliği zayıflatır. Uykusuzluk, paranoya ve dikkat dağılması yapar. Araba ve makine kullanılırsa kaza riski fazladır.
BONZAİ
Damar tıkanıklığı, hafıza kaybı, ağız kuruluğu, kalp krizi yapar. İlk içenlerde ölme oranı yüksektir. İçince gözbebeği büyür ve kırmızılaşır. En tehlikeli maddedir.
BALİ, TİNER
Akciğerin yapısını bozar. Bağımlılık yapar. Ciğerleri yakar. Kalpte çarpıntı, aşırı endişecilik yapar. Hayattan beklentisi olmayanlar kullanır.
ANTİDEPRASAN İLAÇLAR
Kapitalizmin insanoğluna en büyük hediyesi stres, depresyon ve panik ataktır. Köylerinden koparılan insanlar şehirlerde 4 duvar arasına hapsedildi. Evlenme yaşı 35 oldu, geçim zorlaştı. Halk çıldırdı. Kurtuluş için kullanılan haplar, aklı başında doktorlar tarafından %80 faydasız diye eleştirilmektedir. Faydalı diyenlerde zararlarını açıklamaktadır. İsteksizlik, kaygı, huzursuzluk, halsizlik, baş ağrısı, mide bulantısı kalp atışında hızlanma yapar. İnsan neşelenmez, duygularını köreltir. İnsan adeta bir robot haline gelir. Biz şiddetle depresyon hapı kullananlara, doktor kontrolünde oğul otu, karabaş otu, lavanta karışımını deneyin faydasını göreceksiniz. Karabaş otu Osmanlı tıbbında kafa süpürgesi olarak bilinir demekte ne kadar haklıyız.
Emniyetten yetkililere kardeşim sizin de çocuğunuz var, okul önleri torbacı kaynıyor, önleyin dediğimizde. ‘’-Elimizden bir şey gelmiyor. Biz yakalıyoruz 2 gün sonra salınıyorlar. AB uyum yasaları böyle ‘’ diyorlar. Başta şeytanın yeni tuzağını yazarken beni kafayı yemiş bu zannedenler 20 yıl geriye gitseler. Dindar kesimin AB yasaların özgürlükler gelecek diyerek alkışladığını hatırlayacaktır. Arkadaşlar bu kadar özgürlüğün meyvelerini 12 yıllık temel eğitimde görüyorsunuz. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkıp öğretmeni, öğrencisi ile Dallas olmuş. Okuma isteği olmayan 18 yaşındaki delikanlı okulda uyuyacak değil. Hollanda gibi polis kontrolünde, uyuşturucu kullanma büroları açılmasına az kaldı. Hani devlet bizim aklımızı, namusumuzu, malımızı, canımızı, neslimizi koruyacaktı. O muhterem hatiplerimiz şimdi ne yapar. Bu tablodan dindar nesil, asımın nesli bekleyen uyanık ehli nutuğa da bir Arap atasözünü hatırlatayım ‘’Diken eken, üzüm hasat edemez.’’
ÇÖZÜM
Toplumun dertleriyle ilgilenirken kendi çocuklarımızı ihmal etmeyelim. Çocuklarımıza birer meslek öğretelim. Evimize helal lokma dışında bir şey sokmayalım. Türk toplumunun ağzına yuva yapmış bedduadan kurtulalım, ağzı dualı ecdadımızın adetini tekrar ihya edelim. Araba arızalanınca, çocuk ağlayınca lanet okursak zararı bize dokunur.
Oğulotu, karışımlı lavanta, karabaş çayı stres, anti depresyon, sara, sigara bıraktırıcı, bağımlılık giderici olarak kullanıp, faydalanalım. Kedi otu kökünün Osmanlıcası meyhaneci otudur. İçki bırakmada etkili olabilir. Stres, sara ve depresyonda etkilidir. Yulaf ununun madde bağımlılığını giderme etkisi bilimseldir. Çorba olarak istifade edebiliriz. 100 gr. Udu hindi tozu,1 litre zeytinyağında bekletilip yenirse tahrip olan akciğere fayda verir.
Resulullah (sav) efendimizin hizmetinde bulunan Enes (ra) nın rivayet ettiği sabahleyin 3 akşamleyin 3 kere okununca hiç kimsenin zarar veremeyeceği dua;
Yukardaki duayı sabah akşam unutmadan okuyalım çocuklarımıza öğretelim.
Allah (cc) bizi sokakların, cinlerin, şeytanların, deccalın ve zararlı insanların şerrinden korusun. AMİN